manken09.sitemynet.com
anasayfam
mutlaka okuyun
bilinmeyenler
ozanca
videolar
şiirlerim
güzel sözler
kişisel sayfam
beşikt-aşk
resimlerim
biraz da reklam
aşşkkk...

aşşkkk...


Başlık Buraya Gelecek



AŞKI ANLAMAK...

Bir zamanlar, bütün duygu ve kavramaların üzerinde yaşadığı bir ada varmış. Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri... Aşk da dahil.
Bir gün, adanın sulara gömülmekte olduğu haberi gelmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk , adada en sona kalan duydu olmuş. Çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse batmak üzereyken, Aşk başka çare olmadığı için yardım istemeye karar vermiş.
Zenginlik, çok büyük bir teknenin içindeymiş. Zenginlik, beni de yanına alır mısın diye sormuş Aşk.
Hayır demiş Zenginlik, Alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer kalmadı.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibirden yardım istemiş.Kibir, lütfen bana yardım et!
Sana yardım edemem Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk ona yönelmiş.
Üzüntü, seninle geleyim.
Off, Aşk... O kadar kötüyüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.
Mutluluk da Aşkın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşkın çağrısını duymamış bile.
Aşk, bir ses duymuş:
Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..
Seslenen, Aşktan daha yaşlıca biriymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu sormayı akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşka yardımcı olan, yoluna devam etmiş.
Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgiye sormuş Bana yardım eden kimdi?
O, Zamandı diye cevap vermiş Bilgi.
Zaman mı? Neden bana yardım etti?

Bilgi gülümsemiş:

Çünkü sadece Zaman senin ne kadar büyük olduğunu anlayıp değerini bilebilir.
_________________


İlk aşk

Ne yaparsanız yapın, ilk aşkınızı unutmanız mümkün değildir. Yıllar sonra dönüp, "ben ona nasıl aşık olmuştum acaba" diye pişmanlıkla karışık garip bir duygu da yaşayabilirsiniz, olsun. O, size ilk aşkı tattırmış, en önemli yaşam tecrübelerinizden birini yaşatmıştır. Aranızda geçenler acı bile olsa, dönüp minnetle anacağınız biri hep var olacak. Daha ne olsun?

Yıldırım aşk

Var mı yok mu tartışmasının içinde değiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazılarının duyguları yağmur olup yağabiliyormuş. Yıldırım aşkla başlayıp yıllar süren beraberlikler de var üstelik. Barda oturan kadını/erkeği görüp "bu akşam nasıl yatağa atarım?" diye düşünenlerden bahsetmiyoruz elbette. Sözünü ettiğimiz gerçek yıldırım aşk. Tek dikkat edilmesi gereken, sürekli yıldırım aşka tutulanların genellikle kendi yarattıkları illüzyonun peşinden koşmaları, gerçekle karşılaştıklarında da yeni bir illüzyon yaratmalarıdır.

Olanaksız aşk

Bazen yolda yürürken rastlarız, bazen en yakınımızda bulunabilirler. "Bu ikisi bir araya nasıl gelmiş?" diye düşünürüz. Kendi başımıza geldiği de olmuştur, pedini sağa sola bırakan bir kadın ya da televizyondaki futbol maçını seyrederken daha önce hiç duymadığınız küfürler eden bir adam. Aman Allahım?" dersiniz. Ama olmuştur bir kere. Her aşkın olanaksız bir tarafı vardır gerçi, çoğunlukla bunları görmemeyi yeğleriz. Ama bu olanaksız taraflar bazen o kadar ağır basar ki, aşkın hem kaynağı, hem iddiası, hem motorize gücü, hem de terminatörü olurlar.

Yasak Aşk

Men edilmiş, engellenmiş ve çoğu zaman da yasadışıdır. Ama aşığın gözü görmez ki... Belki de aşkı aşk yapan bu "illegal" tarafıdır. Kimbilir?

Platonik Aşk

Onu görmek bile sizi heyecanlandırırken, o sizin yanınızdan, geçip gider. Siz heyecandan sapır sapır titrerken, o işiyle meşgul olur. O sizin için hayatınızdaki en önemli kişiyken, siz onun için sıradan birisinizdir. Hem aşık hem de salak hissedersiniz kendinizi... Davranışlarından, konuşmalarından işaretler alıp, umutlanır, bozulur, küsersiniz. İnsanın bir kereliğine bu duruma düşmesi, tecrübesizlikle yorumlanıp, bağışlanabilir. Ancak, bir kereden fazla başınıza geldiyse, oturup kendi hakkınızda düşünmenizde yarar var

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın